Bilişim Suçları: TCK 243-246 Kapsamında Siber Suçlar

Tüm Makaleler
Bilişim Suçları

Dijitalleşmenin her alanı dönüştürdüğü günümüzde, bilişim teknolojileri hem günlük yaşamın hem de iş dünyasının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Ancak bu gelişme, beraberinde yeni suç tiplerini de getirmiştir. Bilişim suçları, dünya genelinde en hızlı büyüyen suç kategorilerinden biri olup, Türkiye de bu eğilimin dışında kalmamaktadır. Türk Ceza Kanunu'nun 243 ila 246. maddeleri arasında düzenlenen bilişim suçları, bilişim sistemlerine yetkisiz erişimden banka kartı dolandırıcılığına kadar geniş bir yelpazede suç tiplerini kapsamaktadır. Bu makalede, bilişim suçlarının türlerini, cezai yaptırımları, soruşturma süreçlerini ve savunma stratejilerini kapsamlı bir şekilde ele alacağız.

Bilişim Suçları Nedir?

Bilişim suçları, bilişim sistemleri aracılığıyla veya bilişim sistemlerine karşı işlenen suçların genel adıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Bilişim Alanında Suçlar" başlıklı onuncu bölümü (madde 243-246), bu suçların temel yasal çerçevesini oluşturmaktadır. Bilişim suçları, geleneksel suçlardan farklı olarak dijital ortamda işlenmekte ve teknik bilgi gerektirmektedir.

Bilişim suçlarının temel özellikleri şunlardır:

  • Sınır ötesi nitelik: Bilişim suçları, fiziksel sınırları aşarak farklı ülkelerden işlenebilir ve uluslararası adli iş birliğini gerektirebilir
  • Teknik karmaşıklık: Bu suçların soruşturulması ve ispatlanması, dijital adli bilişim (digital forensics) uzmanlığı gerektirmektedir
  • Hızlı yayılma: Bilişim suçlarının etkileri anlık olarak geniş kitlelere ulaşabilir
  • Delil kırılganlığı: Dijital deliller kolaylıkla değiştirilebilir, silinebilir veya yok edilebilir
  • Mağdur çokluğu: Tek bir eylemle çok sayıda kişi mağdur edilebilir

Türk hukukunda bilişim suçları, TCK'nın ilgili maddeleri dışında 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi özel kanunlarla da desteklenmektedir. Ayrıca Türkiye'nin 2014 yılında onayladığı Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi (Budapeşte Sözleşmesi) de bu alandaki uluslararası hukuki çerçeveyi oluşturmaktadır.

Bilişim Suçu Türleri

TCK'nın 243 ila 246. maddeleri arasında düzenlenen bilişim suçları, her biri farklı fiilleri ve ceza yaptırımlarını kapsayan müstakil suç tipleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bilişim Sistemine Girme (TCK 243)

TCK'nın 243. maddesi, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kişinin cezalandırılmasını düzenlemektedir. Bu suçun temel cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Suçun oluşması için bilişim sistemine erişimin hukuka aykırı olması, yani yetkisiz bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistemin güvenlik önlemlerinin aşılması (şifre kırma, güvenlik açığı istismarı vb.) halinde ceza yarı oranında artırılarak bir buçuk yıla kadar hapis cezasına çıkar.

Ayrıca bu fiil nedeniyle sistemdeki veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası uygulanır. Bu madde kapsamındaki suçun oluşması için failin sisteme girme kastıyla hareket etmesi yeterli olup, herhangi bir zarar meydana gelmesi gerekmemektedir. Yani sırf sisteme yetkisiz giriş yapılması dahi bu suçu oluşturur.

Pratik örnekler:

  • Başkasının e-posta hesabına şifresini kırarak girmek
  • Bir şirketin sunucularına yetkisiz olarak erişmek
  • Bir kişinin sosyal medya hesabını ele geçirmek
  • Wi-Fi ağına yetkisiz olarak bağlanarak ağdaki verilere erişmek

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme (TCK 244)

TCK'nın 244. maddesinin 1. fıkrası, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Aynı maddenin 2. fıkrası ise bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi için altı aydan üç yıla kadar hapis cezası belirlemektedir.

Bu suçun özelliği, bilişim sisteminin işleyişine doğrudan müdahale edilmesidir. DDoS (Dağıtık Hizmet Reddi) saldırıları, fidye yazılımı (ransomware) saldırıları, virüs yayma ve veritabanı sabotajı gibi eylemler bu madde kapsamında değerlendirilmektedir.

Maddenin 3. fıkrasına göre, bu fiillerin bir banka veya kredi kuruluşuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Maddenin 4. fıkrası ise önemli bir düzenleme içermektedir: Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK 245)

TCK'nın 245. maddesi, bilişim suçları arasında en sık karşılaşılan ve en ağır yaptırımlarla karşılanan suç tiplerinden birini düzenlemektedir. Bu madde üç fıkra halinde farklı fiilleri tanımlamaktadır:

  1. 1. fıkra: Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimsenin, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası
  2. 2. fıkra: Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası
  3. 3. fıkra: Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi hakkında dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası

Phishing (oltalama) saldırıları, kart kopyalama (skimming), POS cihazı manipülasyonu ve internet üzerinden kart bilgisi hırsızlığı gibi eylemler bu madde kapsamında değerlendirilmektedir.

Yasak Cihaz veya Program Kullanma (TCK 245/A)

2016 yılında eklenen TCK 245/A maddesi, bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bilişim suçlarının işlenmesi için yapılmış veya uyarlanmış olduğu açıkça anlaşılan bir cihaz, bilgisayar programı, şifre veya sair güvenlik kodunu imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörmektedir.

Bu madde, bilişim suçlarının işlenmesine yönelik araçların üretilmesi ve dağıtılmasını da suç olarak tanımlayarak önleyici bir yaklaşım benimsemektedir.

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık (TCK 158/1-f)

TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi, dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemektedir. Bu nitelikli hal, dolandırıcılık suçunun temel halinden (TCK 157) çok daha ağır bir ceza gerektirmektedir.

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunun cezası, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu ceza, bilişim suçları arasında en ağır ceza yaptırımlarından birini oluşturmaktadır. İnternet üzerinden sahte satış siteleri kurma, kripto para dolandırıcılığı, sosyal mühendislik yöntemleriyle kişileri kandırma ve sahte yatırım platformları oluşturma gibi fiiller bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Bilişim Suçlarının Cezaları

Bilişim suçlarına ilişkin cezalar, suçun türüne, nitelikli hallerin varlığına ve mağdurun durumuna göre farklılık göstermektedir. Aşağıdaki tablo, her bir suç tipi için öngörülen ceza aralıklarını özetlemektedir:

Uyarı: Bilişim suçlarının cezaları oldukça ağırdır ve çoğu hapis cezası gerektirmektedir. Özellikle banka/kredi kartı dolandırıcılığı ve bilişim yoluyla dolandırıcılık suçlarında verilecek cezalar, tutuklamayı gerektirebilecek ağırlıktadır. Bu suçlar genellikle re'sen takip edilen suçlar olup, şikayetten vazgeçme ile düşmezler. Hakkında bilişim suçu soruşturması yürütülen kişilerin derhal uzman bir ceza avukatına başvurması büyük önem taşımaktadır.

Suç Türü TCK Maddesi Temel Ceza Nitelikli Hal Cezası
Bilişim sistemine girme TCK 243/1 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası Güvenlik önlemi aşılırsa: ceza yarı oranında artırılır
Sisteme girme sonucu veri yok olması TCK 243/3 6 ay - 2 yıl hapis -
Sistemi engelleme veya bozma TCK 244/1 1 - 5 yıl hapis Banka/kamu kurumu: ceza yarı oranında artırılır
Verileri bozma, yok etme, değiştirme TCK 244/2 6 ay - 3 yıl hapis Banka/kamu kurumu: ceza yarı oranında artırılır
Haksız çıkar sağlama TCK 244/4 2 - 6 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası -
Başkasının kartını kullanma TCK 245/1 3 - 6 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası -
Sahte kart üretme/satma TCK 245/2 3 - 7 yıl hapis + 10.000 güne kadar adli para cezası -
Sahte kart kullanma TCK 245/3 4 - 8 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası -
Yasak cihaz/program TCK 245/A 1 - 3 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası -
Bilişim yoluyla dolandırıcılık TCK 158/1-f 3 - 10 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası -

Bu cezaların belirlenmesinde mahkeme; suçun işleniş biçimini, failin kastının yoğunluğunu, meydana gelen zararın büyüklüğünü, mağdur sayısını ve failin sicilini dikkate almaktadır. Tekerrür halinde (daha önce mahkum olmuş kişinin yeni suç işlemesi) ceza artırılarak uygulanır.

Soruşturma ve Kovuşturma

Bilişim suçlarının soruşturulması, teknik uzmanlık gerektiren özel bir süreçtir. Bu süreçte dijital delillerin doğru şekilde toplanması, muhafaza edilmesi ve analiz edilmesi kritik öneme sahiptir.

Siber Suç Soruşturması

Bilişim suçlarına ilişkin soruşturmalar, Cumhuriyet Başsavcılıklarının bilişim suçları büroları tarafından yürütülmektedir. Büyükşehirlerde uzmanlaşmış bilişim suçları savcılıkları bulunmaktadır. Soruşturma sürecinde Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görev almaktadır.

Soruşturma aşamasında savcılık, mahkeme kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararıyla aşağıdaki tedbirlere başvurabilir:

  • Bilişim sistemlerinin incelenmesi ve kopyalanması
  • İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması
  • İnternet servis sağlayıcılarından trafik bilgilerinin istenmesi
  • Sosyal medya platformlarından hesap bilgilerinin talep edilmesi
  • Arama ve elkoyma tedbirleri

Dijital Delil Toplama

Dijital delillerin hukuka uygun şekilde toplanması, davanın seyrini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Dijital delil toplama sürecinde uygulanan temel ilkeler şunlardır:

  1. Bütünlük ilkesi: Delillerin orijinal halleriyle korunması ve değiştirilmemesi
  2. Zincir muhafazası (chain of custody): Delilin toplandığı andan mahkemeye sunulduğu ana kadar geçen sürecin kayıt altına alınması
  3. Tekrarlanabilirlik: Yapılan analizlerin aynı yöntemlerle tekrarlandığında aynı sonuçları vermesi
  4. Hukuka uygunluk: Delil toplama sürecinin yasal prosedürlere uygun olarak yürütülmesi

Hukuka aykırı olarak elde edilen dijital deliller, CMK'nın 206. ve 217. maddeleri uyarınca yargılamada kullanılamaz. Bu nedenle dijital delillerin toplanma sürecinin hukuki denetimi büyük önem taşımaktadır.

IP Tespiti ve Log Kayıtları

Bilişim suçlarının soruşturulmasında failin kimliğinin tespiti için IP adresi ve log (günlük) kayıtları kritik delil niteliğindedir. 5651 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca, yer sağlayıcılar trafik bilgilerini en az iki yıl saklamak ve talep halinde yetkili makamlara sunmak zorundadır. Erişim sağlayıcılar ise trafik bilgilerini en az iki yıl saklamakla yükümlüdür.

IP tespiti süreci şu şekilde işlemektedir: Suç teşkil eden eylemin gerçekleştirildiği IP adresi belirlenir, bu IP adresinin hangi internet servis sağlayıcısına ait olduğu tespit edilir, ilgili servis sağlayıcısından o tarih ve saatte IP adresini kullanan abonenin kimlik bilgileri istenir. VPN veya proxy kullanımı gibi durumlarda tespit güçleşebilmekle birlikte, uluslararası iş birliği yoluyla çoğu zaman failin kimliği belirlenebilmektedir.

Savunma Stratejileri

Bilişim suçlarından yargılanan kişiler için etkili bir savunma stratejisi oluşturulması, davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir. Bu alanda deneyimli bir avukatın desteği büyük önem taşımaktadır.

Savunma Hakkı: Bilişim suçlarında savunma, teknik ve hukuki bilginin birlikte kullanılmasını gerektirmektedir. Dijital delillerin hukuka uygunluğunun denetimi, IP adresi ve log kayıtlarının doğruluğunun sorgulanması, failin kimliğinin kesin olarak tespit edilip edilemediğinin değerlendirilmesi ve uzman bilirkişi raporlarının incelenmesi savunmanın temel unsurlarıdır. Sanığın, soruşturmanın her aşamasında avukat yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır.

IP Adresi Savunması

IP adresinin bir suça karıştığının tespit edilmesi, o IP adresini kullanan kişinin suçu işlediğini kesin olarak kanıtlamaz. Kablosuz ağlara yetkisiz erişim, IP sahteciliği (IP spoofing), ortak kullanılan ağlar (internet kafeler, halka açık Wi-Fi) ve NAT (Network Address Translation) yapısı gibi faktörler, IP adresinin gerçek faile ait olmayabileceğini gösterir. Savunma stratejisinde bu teknik detaylar öne çıkarılarak, IP adresinin fail kimliğini kesin olarak ispatlamaya yeterli olmadığı ileri sürülebilir.

Yetkisiz Erişim İddiasına Karşı Savunma

Bilişim sistemine girme suçunda, erişimin hukuka aykırı olup olmadığı savunmanın temel argümanlarından birini oluşturur. Sistemin kamuya açık olması, erişim izninin daha önce verilmiş olması, tesadüfi erişim (yanlışlıkla sisteme girme) ve iş ilişkisi kapsamında yetkilendirilmiş erişim gibi durumlar savunmada ileri sürülebilir. Ayrıca güvenlik araştırmacılarının (white hat hacker) iyi niyetle gerçekleştirdikleri güvenlik testleri de savunma gerekçesi olarak değerlendirilebilir.

Uzlaşma İmkanı

TCK'nın 243. maddesinde düzenlenen bilişim sistemine girme suçu, uzlaşma kapsamındaki suçlardandır. Bu suçta soruşturma veya kovuşturma aşamasında uzlaşma prosedürü uygulanabilir. Uzlaşma sağlanması halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir veya dava düşer. Ancak TCK 244, 245 ve 245/A maddelerinde düzenlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildir.

Ayrıca şartların oluşması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gibi seçenek yaptırımlar da değerlendirilebilir. Bu kurumların uygulanabilmesi için mahkumiyet cezasının belirli sınırları aşmaması ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olması gerekmektedir.

Uluslararası Boyut

Bilişim suçları, doğası gereği sınır ötesi nitelik taşımakta ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Bir bilişim suçu farklı ülkelerdeki sunucular, mağdurlar ve failler aracılığıyla birden fazla yargı alanını ilgilendirebilmektedir.

Bilgi: Türkiye, 2014 yılında Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi'ni (Budapeşte Sözleşmesi) onaylamıştır. Bu sözleşme, bilişim suçlarıyla mücadelede uluslararası standartları belirleyen ve taraf devletler arasında adli iş birliğini düzenleyen en kapsamlı uluslararası belgedir. Sözleşme kapsamında taraf devletler, bilişim suçlarına ilişkin soruşturmalarda birbirlerine adli yardım sağlamak, dijital delillerin paylaşılması konusunda iş birliği yapmak ve 7/24 iletişim noktaları oluşturmakla yükümlüdür.

Uluslararası boyutta bilişim suçlarıyla mücadelede karşılaşılan başlıca sorunlar şunlardır:

  • Yargı yetkisi çatışmaları ve suçun işlendiği yerin belirlenmesi güçlüğü
  • Farklı ülkelerin bilişim suçlarına ilişkin mevzuatları arasındaki uyumsuzluklar
  • Uluslararası adli yardım süreçlerinin yavaşlığı ve dijital delillerin bu süreçte bozulma riski
  • Yabancı ülkelerde bulunan sosyal medya platformları ve bulut hizmet sağlayıcılarından veri talep etme güçlüğü
  • Kripto para birimleri ve anonim ödeme sistemlerinin suç gelirlerinin izlenmesini zorlaştırması

Türkiye, Budapeşte Sözleşmesi'nin yanı sıra ikili adli yardım anlaşmaları ve Interpol iş birliği çerçevesinde sınır ötesi bilişim suçlarıyla mücadele etmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, uluslararası operasyonlarda koordinasyon görevi üstlenmektedir.

Pratik Örnekler ve Güncel Yargıtay Kararları

Bilişim suçlarına ilişkin Yargıtay kararları, bu alandaki hukuki uygulamanın şekillenmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Aşağıda güncel ve emsal niteliğindeki bazı Yargıtay kararları özetlenmektedir:

Hesap Ele Geçirme: Yargıtay, bir kişinin sosyal medya hesabını ele geçirerek bu hesap üzerinden paylaşım yapan sanık hakkında TCK 243 (bilişim sistemine girme) ve TCK 136 (kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma) suçlarından mahkumiyet kararı veren yerel mahkeme kararını onamıştır. Kararda, sosyal medya hesabına yetkisiz erişimin bilişim sistemine girme suçunu oluşturduğu ve hesap üzerindeki kişisel bilgilerin ele geçirilmesinin ayrıca kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu oluşturduğu vurgulanmıştır.

Sahte Site ile Dolandırıcılık: İnternet üzerinden sahte alışveriş sitesi kurarak tüketicilerden ödeme alan ancak ürün göndermeyen sanık hakkında TCK 158/1-f (bilişim yoluyla dolandırıcılık) suçundan verilen mahkumiyet kararı Yargıtay tarafından onanmıştır. Kararda, sahte web sitesi kurmanın bilişim sistemlerini araç olarak kullanma niteliğinde olduğu ve bu eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirtilmiştir.

Fidye Yazılımı: Fidye yazılımı (ransomware) yayarak mağdurların bilişim sistemlerindeki verileri şifreleyen ve fidye talep eden sanık hakkında TCK 244/1 (sistemi engelleme), TCK 244/4 (haksız çıkar sağlama) ve TCK 107 (şantaj) suçlarından cezalandırılması gerektiğine karar verilmiştir.

Phishing Saldırısı: Banka müşterilerine sahte e-postalar göndererek internet bankacılığı bilgilerini ele geçiren ve bu bilgilerle hesaplardan para transfer eden sanık hakkında TCK 245/1 (başkasının kartını kullanma) ve TCK 158/1-f (bilişim yoluyla dolandırıcılık) suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

1. Başkasının Wi-Fi ağına izinsiz bağlanmak suç mudur?

Evet, başkasının şifre korumalı Wi-Fi ağına izinsiz olarak bağlanmak, TCK'nın 243. maddesi kapsamında bilişim sistemine girme suçunu oluşturabilir. Özellikle ağın güvenlik önlemlerinin (WPA/WPA2 şifreleme gibi) aşılması suretiyle bağlanılması halinde, suçun nitelikli hali uygulanarak ceza yarı oranında artırılır. Ancak şifresiz ve herkese açık Wi-Fi ağlarına bağlanma durumunda suç oluşmayabilir.

2. Bilişim suçlarında tutuklama yapılabilir mi?

Evet, özellikle TCK 245 (banka/kredi kartı dolandırıcılığı) ve TCK 158/1-f (bilişim yoluyla dolandırıcılık) gibi ağır ceza gerektiren bilişim suçlarında tutuklama kararı verilebilir. Tutuklamanın şartları; kuvvetli suç şüphesinin varlığı, kaçma veya delil karartma tehlikesinin bulunması ve tutuklamanın ölçülü olmasıdır. TCK 243 ve 244 gibi nispeten daha hafif cezalı suçlarda ise adli kontrol tedbirleri uygulanması daha yaygındır.

3. Etik hackerlik (sızma testi) suç mudur?

Sistem sahibinin yazılı izni ile gerçekleştirilen sızma testleri (penetrasyon testi) suç oluşturmaz. Ancak izin alınmadan yapılan güvenlik testleri, iyi niyetle yapılmış olsa dahi TCK 243 kapsamında suç oluşturabilir. Sızma testi yapacak kişi veya firmaların, test öncesinde sistem sahibiyle yazılı bir sözleşme yapması ve testin kapsamını, süresini ve yöntemlerini açıkça belirlemesi gerekmektedir. İzin kapsamı dışına çıkılması halinde de suç oluşabilir.

4. Bilişim suçlarında zamanaşımı süresi nedir?

Bilişim suçlarında zamanaşımı süresi, suçun ceza üst sınırına göre belirlenmektedir. TCK'nın 66. maddesi uyarınca, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda zamanaşımı süresi 15 yıl, beş yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda ise 8 yıldır. Buna göre bilişim yoluyla dolandırıcılık (TCK 158/1-f) suçunda zamanaşımı 15 yıl, bilişim sistemine girme (TCK 243) suçunda ise 8 yıldır.

5. Sosyal medya hesabımı ele geçirdiler, ne yapmalıyım?

Sosyal medya hesabınızın ele geçirilmesi halinde şu adımları izlemelisiniz: Öncelikle platformun hesap kurtarma mekanizmasını kullanarak hesabınızı geri almaya çalışın. Ardından hesaba bağlı e-posta ve telefon numarası gibi bilgilerinizi değiştirin. Hesap ele geçiren kişinin hesabınız üzerinden yaptığı eylemlerin ekran görüntülerini alarak delilleri güvence altına alın. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun. Hesabın ele geçirilmesi TCK 243 (bilişim sistemine girme) suçunu, hesap üzerindeki kişisel bilgilerin ele geçirilmesi ise TCK 135-136 kapsamında kişisel verilerin kaydedilmesi ve yayılması suçlarını oluşturur.

Sonuç

Bilişim suçları, dijital çağın en ciddi hukuki sorunlarından birini oluşturmakta ve hem bireyler hem de kurumlar açısından önemli riskler barındırmaktadır. TCK'nın 243 ila 246. maddeleri arasında düzenlenen bu suçlar, bilişim sistemine yetkisiz girişten banka kartı dolandırıcılığına, veri bozma eylemlerinden bilişim yoluyla dolandırıcılığa kadar geniş bir yelpazede ağır cezai yaptırımlar öngörmektedir. Bu suçların soruşturulması teknik uzmanlık gerektirmekte, savunması ise hem hukuki hem de teknik bilginin birlikte kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.

Bilişim suçları alanında mağdur veya şüpheli konumunda olmanız halinde, uzman bir ceza hukuku avukatından destek almanız haklarınızın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Susal Hukuk Bürosu olarak, bilişim suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde, dijital delil değerlendirmesinden savunma stratejisi oluşturulmasına kadar her aşamada yanınızdayız.

Uzman Desteği: Bilişim suçları, siber güvenlik hukuku ve dijital delil değerlendirmesi konularında deneyimli avukatlarımızla görüşmek için bizimle iletişime geçin. İlk görüşme ücretsizdir.