Kira ilişkileri, Türk hukuk sisteminde en sık uyuşmazlık yaşanan alanlardan biridir. Kiraya verenler ile kiracılar arasındaki anlaşmazlıkların büyük bir kısmı, kiracının taşınmazı tahliye etmemesi ya da tahliye koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda ortaya çıkmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), kira sözleşmelerini ve tahliye süreçlerini ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir. Bu makalede kiracı tahliye davasını tüm yönleriyle, tahliye sebeplerinden icra yoluyla tahliyeye, dava açma sürelerinden kiracının haklarına kadar kapsamlı bir şekilde inceleyeceğiz.
Kiracı Tahliye Davası Nedir?
Kiracı tahliye davası, kiraya verenin (ev sahibinin) kanunda belirtilen sebeplerden birine dayanarak kiracının kiralanandan çıkarılmasını mahkemeden talep ettiği davadır. Türk hukukunda kiracıyı koruma ilkesi esastır; bu nedenle kiraya veren, kiracısını ancak kanunda sınırlı sayıda belirtilmiş olan tahliye nedenlerine dayanarak tahliye ettirebilir. Kiraya veren, bu nedenlerden birini ispat etmeden kiracıyı zorla çıkaramaz ve mutlaka mahkeme kararı alması gerekmektedir.
Tahliye davaları, konut ve çatılı işyeri kiralarında özel olarak düzenlenmiştir. TBK'nın 339 ila 356. maddeleri arasında yer alan hükümler, kira sözleşmesinin sona ermesi ve tahliye konusunda emredici nitelikte kurallar içermektedir. Bu kurallar kiracı aleyhine değiştirilemez; aksi yöndeki sözleşme hükümleri geçersiz sayılır.
Önemli: Kiracı, kira sözleşmesini istediği zaman 15 gün önceden yazılı bildirimde bulunarak feshedebilirken, kiraya verenin tahliye hakkı kanunla sınırlı sayıda belirlenen sebeplere bağlanmıştır. Bu durum kiracıyı koruma ilkesinin en temel yansımasıdır.
Tahliye Sebepleri
Türk Borçlar Kanunu'nda kiraya verenin tahliye davası açabileceği sebepler sınırlı sayıda (numerus clausus) belirlenmiştir. Kiraya veren, ancak aşağıdaki sebeplerden birine dayanarak kiracının tahliyesini talep edebilir.
1. Kiraya Verenin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye (TBK m.350)
Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açabilir. Bu tahliye sebebi uygulamada en sık karşılaşılan nedenlerden biridir.
Konut ihtiyacı nedeniyle tahliye: Kiraya verenin veya yukarıda sayılan yakınlarının oturmak amacıyla konut ihtiyacı duyması halinde tahliye istenebilir. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması aranır. Mahkeme, ihtiyacın samimiyetini somut delillerle değerlendirir. Kiraya verenin başka boş konutunun bulunması, ihtiyacın samimi olmadığına karine teşkil edebilir.
İşyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye: Kiraya veren, kendisinin veya yakınlarının bir işyerinde ticari faaliyette bulunma ihtiyacı nedeniyle de tahliye talep edebilir. Ancak bu durumda da ihtiyacın gerçek ve zorunlu olması gerekmektedir. İşyeri ihtiyacı için tahliye davasında, kiraya verenin yeni bir iş kuracağını veya mevcut işini taşıyacağını somut olarak ortaya koyması beklenir.
- İhtiyaç samimi, gerçek ve zorunlu olmalıdır
- Dava, kira süresinin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde açılmalıdır
- Tahliye kararından sonra taşınmaz 3 yıl süreyle eski kiracıdan başkasına kiralanamaz; aksi halde eski kiracıya son bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödenir
- Kiraya verenin başka boş taşınmazı varsa ihtiyaç iddiası reddedilebilir
2. Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye (TBK m.351)
Kiralanan taşınmazı sonradan edinen (satın alan, miras yoluyla kazanan, bağış ile edinen vb.) yeni malik, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut veya işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açabilir.
Yeni malik, edinme tarihinden itibaren 1 ay içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunmalıdır (ihtarname göndermelidir). Tahliye davası ise edinme tarihinden itibaren 6 ay sonra açılabilir. Ancak yeni malik, kira sözleşmesinin süre sonunda dava açma hakkına da sahiptir; bu durumda sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açması yeterlidir.
Bilgi: Yeni malikin 1 ay içinde ihtarname göndermemesi, tahliye davası açma hakkını ortadan kaldırmaz; ancak edinme tarihinden itibaren 6 aylık süre dolmadan dava açılamaz. Uygulamada ihtarnamenin zamanında gönderilmesi büyük önem taşır.
3. Tadilat ve Yeniden İnşa Nedeniyle Tahliye (TBK m.350)
Kiralanan taşınmazın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarım, genişletme ya da değişiklik yapılmasının zorunlu olması ve bu işlerin yapılması sırasında taşınmazın kullanılmasının imkansız olması durumunda kiraya veren tahliye davası açabilir.
- Yapılacak tadilat veya inşaat, taşınmazın kullanımını imkansız kılacak nitelikte olmalıdır
- Basit tamir ve bakım işleri tahliye sebebi oluşturmaz
- Belediyeden alınan inşaat ruhsatı veya proje, dava dosyasına sunulmalıdır
- Yeniden inşa edilen taşınmaz, eski kiracıya emsal kira bedeli ile öncelikli olarak teklif edilmelidir
- Eski kiracı 1 ay içinde bu teklifi kabul etmezse, taşınmaz başkasına kiralanabilir
- Bu kurala uyulmazsa kiraya veren, eski kiracıya son bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür
4. Tahliye Taahhüdü Nedeniyle Tahliye (TBK m.352/1)
Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı, belirli bir tarihte kiralananı boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmişse ve bu tarihte taşınmazı boşaltmamışsa, kiraya veren tahliye davası açabilir veya icra takibi başlatabilir.
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için aşağıdaki koşulların bir arada bulunması gerekmektedir:
- Taahhüt yazılı olmalıdır (adi yazılı şekil yeterlidir)
- Taahhüt, kira sözleşmesinin yapılmasından sonra verilmiş olmalıdır (sözleşmeyle aynı tarihli taahhütler geçersizdir)
- Taahhütte tahliye tarihi açıkça belirtilmiş olmalıdır
- Dava, taahhütte belirtilen tarihten itibaren 1 ay içinde açılmalıdır
- Alternatif olarak, bu süre içinde icra takibi de başlatılabilir
Dikkat: Kira sözleşmesiyle aynı tarihte alınan tahliye taahhütleri Yargıtay tarafından geçersiz kabul edilmektedir. Kiracının iradesinin serbest olmadığı, taahhüdün sözleşmenin imzalanması için baskı unsuru olarak kullanıldığı kabul edilmektedir. Taahhüdün geçerliliği için sözleşme tarihinden sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması şarttır.
5. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye (TBK m.352/2)
Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa, kiraya veren kira süresinin veya bir kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açabilir.
- Her iki ihtar da yazılı olmalıdır (noter aracılığıyla gönderilmesi ispat kolaylığı sağlar)
- İhtarlar, aynı kira yılı içinde farklı aylara ilişkin olmalıdır
- Her iki ihtar da haklı olmalıdır; yani kiracı gerçekten ödeme yapmamış olmalıdır
- Kiracının ihtardan sonra ödeme yapması, ihtarın haklılığını ortadan kaldırmaz
- Dava, kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde açılmalıdır
6. Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye (TBK m.315)
Kiracı, kira bedelini veya yan giderleri ödeme borcunu yerine getirmediği takdirde kiraya veren, kiracıya konut ve çatılı işyeri kiralarında yazılı olarak en az 30 gün süre vererek, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Verilen sürede ödeme yapılmazsa kiraya veren sözleşmeyi fesheder ve tahliye davası açar.
Bu tahliye sebebi, diğerlerinden farklı olarak kira süresinin sonunu beklemeyi gerektirmez. Kiracı kira borcunu ödememişse, kiraya veren ihtarname çekerek süre verir ve süre sonunda derhal tahliye davası açabilir.
7. On Yıllık Uzama Süresi Nedeniyle Tahliye (TBK m.347)
Kiraya veren, on yıllık uzama süresinin sonunda, herhangi bir sebep göstermeksizin kira sözleşmesini sona erdirebilir. Bu düzenleme, kiraya verenin mülkiyet hakkı ile kiracının barınma hakkı arasında denge kurmak amacıyla getirilmiştir.
- Belirli süreli sözleşmelerde, sözleşme süresinin bitmesinden itibaren 10 yıllık uzama süresi hesaplanır
- Belirsiz süreli sözleşmelerde, kira ilişkisinin başlangıcından itibaren 10 yıl geçtikten sonra her 6 aylık dönem sonu için 3 ay önceden bildirimle sona erdirilebilir
- Bu süre sonunda kiraya veren, herhangi bir gerekçe göstermek zorunda değildir
- Fesih bildiriminin yazılı olması ve yasal sürelere uyulması gerekmektedir
Önemli: 10 yıllık uzama süresinin başlangıcı, sözleşmenin ilk yapıldığı tarih değil, belirli süreli sözleşmelerde sürenin bittiği ve uzamanın başladığı tarihtir. Örneğin 2015 yılında yapılan 1 yıllık bir kira sözleşmesinde, uzama süresi 2016'da başlar ve 10 yıllık süre 2026'da dolar.
8. Kiracının veya Eşinin Aynı İlçede Konutu Olması
TBK m.352/3 uyarınca, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediyesi sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması durumunda, kiraya veren kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açabilir.
- Kiracının veya eşinin aynı ilçede oturmaya elverişli bir konutu bulunmalıdır
- Kiraya veren, sözleşme yapılırken bu durumu bilmemelidir
- Konut oturmaya elverişli olmalıdır (harap bir bina yeterli değildir)
- Bu durum yalnızca konut kiraları için geçerlidir; işyeri kiraları bu kapsamda değildir
Tahliye Davası Süreci Adım Adım
Tahliye davası açmak isteyen kiraya verenin izlemesi gereken aşamalar şu şekildedir:
- Tahliye sebebinin belirlenmesi: Kiraya veren, hangi tahliye sebebine dayanacağını belirler ve bu sebebe uygun hazırlıkları yapar.
- İhtarname gönderilmesi: Tahliye sebebine göre kiracıya noter aracılığıyla veya yazılı olarak ihtarname gönderilir. Kira borcundan dolayı tahliyede 30 günlük süre verilir; yeni malikin ihtiyacında ise edinme tarihinden itibaren 1 ay içinde bildirim yapılır.
- Zorunlu arabuluculuk başvurusu: 2023 yılından itibaren kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunludur. Arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlanırsa dava yoluna başvurulur.
- Dava dilekçesinin hazırlanması: Tahliye sebebini, maddi olguları, delilleri ve hukuki dayanakları içeren bir dava dilekçesi hazırlanır.
- Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru: Dava dilekçesi, görevli ve yetkili mahkemeye sunulur ve yargılama harçları ile masrafları yatırılır.
- Tensip zaptı ve duruşma: Mahkeme, tensip zaptı düzenler ve duruşma günü belirler. Karşı tarafa tebligat çıkarılır.
- Yargılama ve delil incelemesi: Taraflar delillerini sunar, tanıklar dinlenir, gerekirse keşif yapılır ve bilirkişi raporu alınır.
- Mahkeme kararı: Mahkeme, delilleri değerlendirerek tahliye kararı verir ya da davayı reddeder.
- Kararın icrası: Tahliye kararı kesinleştikten sonra icra dairesi aracılığıyla tahliye işlemi gerçekleştirilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tahliye davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesine göre, kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklar Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girmektedir. Dava değerine bakılmaksızın tüm tahliye davaları bu mahkemede görülür.
Yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak kira sözleşmesinde yetki sözleşmesi yapılmışsa, bu mahkeme de yetkili olabilir. Davalının (kiracının) yerleşim yeri mahkemesi de genel yetki kuralı gereğince yetkilidir.
Dava Açma Süreleri
Her tahliye sebebi için farklı dava açma süreleri öngörülmüştür. Bu sürelere uyulmaması, dava hakkının kaybedilmesine neden olabilir.
| Tahliye Sebebi | Dava Açma Süresi |
|---|---|
| Kiraya verenin ihtiyacı (TBK m.350) | Kira süresinin bitiminden itibaren 1 ay |
| Yeni malikin ihtiyacı (TBK m.351) | Edinme tarihinden itibaren 6 ay sonra veya kira süresinin bitiminden itibaren 1 ay |
| Tadilat ve yeniden inşa (TBK m.350) | Kira süresinin bitiminden itibaren 1 ay |
| Tahliye taahhüdü (TBK m.352/1) | Taahhütteki tarihten itibaren 1 ay |
| İki haklı ihtar (TBK m.352/2) | Kira yılının bitiminden itibaren 1 ay |
| Kira bedelinin ödenmemesi (TBK m.315) | 30 günlük ihtarname süresinin dolmasının ardından derhal |
| On yıllık uzama süresi (TBK m.347) | 10 yıllık uzama süresi sonunda 3 ay önceden bildirimle |
| Aynı ilçede konut (TBK m.352/3) | Kira süresinin bitiminden itibaren 1 ay |
İcra Yoluyla Tahliye (İlamsız Tahliye - İİK m.269-276)
İcra ve İflas Kanunu'nun 269 ila 276. maddeleri arasında düzenlenen ilamsız tahliye yolu, kiraya verenin mahkeme kararı almaksızın doğrudan icra dairesi aracılığıyla tahliye sürecini başlatmasına imkan tanır. İlamsız tahliye, iki temel durumda gündeme gelir:
Kira Borcundan Dolayı İcra Yoluyla Tahliye
Kiracı kira borcunu ödemediğinde, kiraya veren icra dairesine başvurarak kiracıya ödeme emri gönderilmesini talep edebilir. Bu ödeme emrinde kiracıya 30 gün içinde (konut ve çatılı işyeri kiraları için) kira borcunu ödemesi, 7 gün içinde ise itiraz etmesi ihtar edilir.
- Kiracı 7 gün içinde itiraz etmezse ve 30 gün içinde borcu ödemezse, kiraya veren icra mahkemesinden tahliye kararı talep edebilir
- Kiracı itiraz ederse, kiraya veren itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurmalıdır
- Ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmesi kritik önem taşır
- İcra mahkemesinin tahliye kararı vermesi halinde kiracıya 10 günlük tahliye süresi verilir
Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Yoluyla Tahliye
Kiracı, yazılı tahliye taahhüdü vermesine rağmen taahhüt edilen tarihte taşınmazı boşaltmamışsa, kiraya veren icra dairesine başvurarak tahliye emri gönderilmesini talep edebilir. Kiracı 7 gün içinde itiraz edebilir; itiraz etmezse veya itirazı reddedilirse tahliye gerçekleştirilir.
Dikkat: İlamsız tahliye takibinde, ödeme emrinin veya tahliye emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi takibin geçersizliğine yol açabilir. Tebligat hukuku kurallarına tam uyum sağlanması gerekmektedir.
İlamlı Tahliye (Mahkeme Kararıyla Tahliye)
İlamlı tahliye, mahkeme kararına dayanarak gerçekleştirilen tahliyedir. Kiraya veren, tahliye davasını kazanarak mahkemeden tahliye kararı aldıktan sonra, bu kararı icra dairesi aracılığıyla infaz ettirir.
- Mahkeme kararı kesinleşmeden de icra takibine konulabilir; ancak kiracının istinaf başvurusu halinde icranın durdurulması talep edilebilir
- İlamlı icra takibinde borçluya (kiracıya) icra emri gönderilir
- Kiracıya taşınmazı 7 gün içinde tahliye etmesi ihtar edilir
- Bu sürede tahliye gerçekleşmezse, icra müdürlüğü tarafından cebri tahliye (zorla tahliye) uygulanır
- Cebri tahliye sırasında kiracının taşınır malları muhafaza altına alınır veya kendisine teslim edilir
Zorunlu Arabuluculuk
7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme tahliye davaları dahil tüm kira uyuşmazlıklarını kapsamaktadır.
- Arabuluculuk başvurusu, dava şartı olarak zorunludur; arabuluculuk sürecinden geçilmeden dava açılamaz
- Arabuluculuk süreci en fazla 3 hafta sürer; bu süre zorunlu hallerde en fazla 1 hafta daha uzatılabilir
- Taraflar arabuluculukta anlaşırlarsa, anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge olarak icra edilebilir
- Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren dava açılabilir
- Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir
2026 Güncellemesi: Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması devam etmektedir. Arabuluculuk sürecine katılmayan taraf, dava sonunda haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamını ödemek zorunda kalabilir.
Tahliye Davası Masrafları
Tahliye davası açmak için çeşitli masrafların karşılanması gerekmektedir. 2026 yılı itibarıyla tahliye davası masrafları şu kalemlerden oluşmaktadır:
- Başvurma harcı: Her yıl güncellenen maktu harç tutarı
- Peşin harç: Yıllık kira bedeli üzerinden binde 68,31 oranında nispi harç
- Gider avansı: Tebligat, bilirkişi ve keşif masrafları için mahkeme tarafından belirlenen tutar
- Vekalet ücreti: Avukat tutulması halinde serbestçe belirlenen ücret
- Arabuluculuk ücreti: Zorunlu arabuluculuk süreci için ödenen ücret
- İcra masrafları: Tahliye kararının icraya konulması halinde ortaya çıkan masraflar
Dava sonunda haksız çıkan taraf, yargılama giderlerini ve karşı taraf vekalet ücretini ödemekle yükümlüdür.
Kiracının Hakları
Tahliye sürecinde kiracı da çeşitli haklara sahiptir. Türk hukuku, kiracıyı koruma ilkesi gereği kiracıya önemli güvenceler sağlamaktadır.
Tahliye Süresinde Kiracının Hakları
- Kiracı, mahkeme kararı olmadan tahliye edilemez; kiraya veren zorla tahliye gerçekleştiremez
- Tahliye kararı kesinleşene kadar kiracı taşınmazda oturmaya devam edebilir
- İcra yoluyla tahliyede kiracıya yasal süreler tanınır (7-10 gün)
- Kiracı, tahliye kararına karşı istinaf ve temyiz yollarına başvurabilir
- Kış aylarında (1 Kasım - 1 Nisan arası) cebri tahliye uygulaması tartışmalıdır; ancak kanunda açık bir yasak bulunmamaktadır
Kiracının Tazminat Hakları
- İhtiyaç nedeniyle tahliye kararı verilmesinden sonra taşınmaz 3 yıl içinde başkasına kiralanırsa, kiracı son 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat talep edebilir
- Yeniden inşa veya tadilat nedeniyle tahliye edilen kiracıya, inşaat tamamlandığında emsal kira bedeli üzerinden öncelikli kiralama hakkı tanınır
- Haksız tahliye halinde kiracı, uğradığı zararların tamamını tazmin edebilir (taşınma masrafları, yeni kira farkı vb.)
Ticari Kiralamada Tahliye Farklılıkları
Ticari (işyeri) kiralamalarda tahliye süreci, konut kiralarıyla büyük ölçüde benzer kurallara tabi olmakla birlikte bazı önemli farklılıklar bulunmaktadır.
- İşyeri ihtiyacı: Kiraya verenin işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye talep edebilmesi için ihtiyacın gerçek ve zorunlu olması gerekir. Mevcut işin genişletilmesi veya yeni bir iş kurulması bu kapsamda değerlendirilir.
- Ticari kiralamalarda kiracının yatırımları: Kiracının taşınmaza yaptığı dekorasyon, tadilat ve benzeri yatırımlar, tahliye halinde ayrıca değerlendirilir. Zorunlu masraflar kiracıya iade edilmelidir.
- Ticari itibar ve müşteri çevresi: İşyeri kiracısı, uzun yıllar boyunca oluşturduğu ticari itibar ve müşteri çevresini kaybetme riski taşır. Bu durum tazminat hesabında dikkate alınabilir.
- Kira bedelinin ödenmemesi: Ticari kiralamalarda ödeme emrindeki süre, hasılat kiralarında 60 gün, diğer ticari kiralarda 30 gündür.
- TBK m.352/3 uygulanmaz: Kiracının veya eşinin aynı ilçede konutu olması sebebiyle tahliye, yalnızca konut kiraları için geçerlidir; işyeri kiraları bu kapsamda değildir.
10 Yıllık Kiracının Tahliyesi
TBK m.347 hükmü gereğince, kira sözleşmesinin 10 yıllık uzama süresinin dolması halinde kiraya veren, herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir. Bu düzenleme, uzun süreli kira ilişkilerinde kiraya verenin mülkiyet hakkını koruma altına almaktadır.
10 yıllık kiracının tahliyesinde dikkat edilmesi gereken hususlar:
- Sürenin hesaplanması: 10 yıllık süre, belirli süreli sözleşmelerde kira süresinin bittiği tarihten itibaren; belirsiz süreli sözleşmelerde ise sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren hesaplanır.
- Fesih bildirimi: Kiraya veren, 10 yıllık uzama süresinin bitiminden en az 3 ay önce kiracıya yazılı fesih bildiriminde bulunmalıdır.
- Bildirim yapılmazsa: Süresinde bildirim yapılmazsa, sözleşme yeniden 1 yıl uzar ve kiraya verenin bir sonraki uzama yılı sonunda yeniden bildirimde bulunması gerekir.
- Sebep gösterme zorunluluğu yoktur: 10 yıllık uzama süresinden sonra kiraya verenin herhangi bir gerekçe (ihtiyaç, tadilat vb.) ileri sürmesine gerek yoktur.
- Arabuluculuk şartı: 10 yıllık uzama süresine dayalı fesih bildiriminden sonra da kiracı tahliye etmezse, dava öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir.
Örnek hesaplama: 01.01.2014 tarihinde yapılan 1 yıllık bir kira sözleşmesinde; sözleşme süresi 01.01.2015'te biter, 10 yıllık uzama süresi 01.01.2025'te dolar. Kiraya veren, en geç 01.10.2024 tarihine kadar fesih bildiriminde bulunmalıdır. Bildirim yapılmışsa, kiracı 01.01.2025 tarihinde tahliye etmekle yükümlüdür.
Tahliye Kararının İcrası
Mahkemece verilen tahliye kararının infaz edilmesi, icra dairesi aracılığıyla gerçekleştirilir. Tahliye kararının icrası sürecinde şu aşamalar izlenir:
- İcra takibinin başlatılması: Tahliye kararı alan kiraya veren, kararı icra dairesine sunarak ilamlı icra takibi başlatır.
- İcra emrinin tebliği: Kiracıya icra emri gönderilerek taşınmazı 7 gün içinde tahliye etmesi ihtar edilir.
- Gönüllü tahliye: Kiracı, verilen süre içinde taşınmazı kendiliğinden boşaltabilir.
- Cebri tahliye: Kiracı verilen sürede tahliye etmezse, icra müdürlüğü tarafından kolluk kuvvetleri eşliğinde cebri (zorla) tahliye gerçekleştirilir.
- Eşyaların muhafazası: Tahliye sırasında kiracının taşınır malları, kendisine veya bir yediemine teslim edilir. Eşyalar yedieminde muhafaza altına alınırsa, kiracı belirli bir süre içinde eşyalarını teslim almalıdır.
Tahliye kararının kesinleşmesi beklenmeden de icraya konulabilir; ancak kiracı, istinaf mahkemesinden icranın durdurulması (tehir-i icra) kararı alabilir. Bu durumda kiracı, icranın durdurulması için teminat yatırmalıdır.
Dikkat: Kiraya veren, mahkeme kararı olmaksızın kiracıyı zorla çıkaramaz, kapıyı kilitleyemez, su veya elektriği kesemez. Bu tür eylemler hukuka aykırı olup kiraya verenin cezai ve hukuki sorumluluğuna yol açar.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Tahliye davası ne kadar sürer?
Tahliye davasının süresi, davanın karmaşıklığına, mahkemenin iş yüküne ve tarafların tutumuna göre değişmektedir. Basit tahliye davaları ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında sonuçlanırken, tarafların itiraz ve delil sunması halinde bu süre 1-2 yıla kadar uzayabilir. Zorunlu arabuluculuk sürecinin de eklenmesiyle toplam süreç daha da uzayabilmektedir. İstinaf ve temyiz aşamaları dahil edilirse toplam süre 2-3 yılı bulabilir.
2. Kiracı tahliye kararına rağmen çıkmazsa ne olur?
Mahkeme tahliye kararı verdikten sonra kiracı taşınmazı boşaltmazsa, kiraya veren icra dairesine başvurarak cebri (zorla) tahliye talep eder. İcra müdürlüğü, kiracıya icra emri göndererek 7 gün süre verir. Bu sürede de tahliye gerçekleşmezse, icra memurları ve kolluk kuvvetleri eşliğinde zorla tahliye uygulanır. Kiracının bu süreçte direnmesi halinde güvenlik güçleri müdahale eder.
3. Ev sahibi kiracıyı mahkeme kararı olmadan çıkarabilir mi?
Hayır, kesinlikle çıkaramaz. Türk hukukunda kiracı, ancak mahkeme kararı veya icra müdürlüğü kararı ile tahliye edilebilir. Kiraya verenin kendi başına kapı kilidini değiştirmesi, eşyaları dışarı çıkarması, su veya elektriği kesmesi gibi eylemler hukuka aykırıdır. Bu tür eylemler, kiraya verenin tazminat sorumluluğuna ve hatta cezai sorumluluğuna (konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit, mala zarar verme gibi suçlar) yol açabilir.
4. Tahliye taahhüdü ne zaman geçerlidir?
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için; yazılı olması, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması ve belirli bir tahliye tarihi içermesi gerekmektedir. Kira sözleşmesiyle aynı tarihte alınan tahliye taahhütleri Yargıtay içtihatları doğrultusunda geçersiz sayılmaktadır. Ayrıca taahhüdün bizzat kiracı tarafından veya özel yetkili vekili tarafından imzalanmış olması şarttır.
5. İki haklı ihtar nedeniyle tahliye nasıl gerçekleşir?
Kiracıya bir kira yılı içinde iki farklı aya ilişkin kira borcunu ödemediği için yazılı ihtar gönderilmişse, kiraya veren kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açabilir. Her iki ihtarın da haklı olması, yani kiracının gerçekten ödeme yapmamış olması gerekir. Kiracının ihtardan sonra ödeme yapması, ihtarın haklılığını ortadan kaldırmaz. İhtarların noter kanalıyla gönderilmesi ispat açısından tavsiye edilir.
6. Kira borcunu ödemeyen kiracı ne kadar sürede tahliye edilir?
Kira borcunu ödemeyen kiracıya yazılı ihtarname ile 30 gün süre verilir. Bu sürede ödeme yapılmazsa tahliye davası açılır veya icra yoluyla tahliye başlatılır. İcra yoluyla tahliyede ödeme emri tebliğinden sonra 30 günlük ödeme süresi ve 7 günlük itiraz süresi vardır. Süre sonunda kiracı ödeme yapmaz ve itiraz da etmezse, icra mahkemesinden tahliye kararı alınarak tahliye gerçekleştirilir. Tüm süreç toplamda 3-6 ay arasında sürebilir.
7. Tahliye davasında arabuluculuk zorunlu mudur?
Evet, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira uyuşmazlıklarında (tahliye davaları dahil) dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunludur. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan tahliye davaları, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Arabuluculuk süreci en fazla 3 hafta sürer. Taraflar anlaşırsa, anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge olarak icra edilebilir; anlaşma sağlanamazsa dava yoluna başvurulur.
8. İhtiyaç nedeniyle tahliyede ev sahibi taşınmazı tekrar kiraya verebilir mi?
İhtiyaç nedeniyle tahliye kararı verildikten sonra, kiraya veren taşınmazı 3 yıl süreyle eski kiracıdan başkasına kiralayamaz. Bu kurala uyulmazsa, kiraya veren eski kiracıya son bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu düzenleme, ihtiyaç iddiasının kötüye kullanılmasını önlemeye yöneliktir.
9. Yeni ev sahibi kiracıyı ne zaman çıkarabilir?
Taşınmazı satın alan yeni malik, edinme tarihinden itibaren 1 ay içinde kiracıya ihtarname göndererek ihtiyaç nedeniyle tahliye talebinde bulunabilir. Tahliye davası ise edinme tarihinden itibaren en erken 6 ay sonra açılabilir. Alternatif olarak, yeni malik kira sözleşmesinin süre bitimini bekleyerek, süre bitiminden itibaren 1 ay içinde de tahliye davası açabilir. Bu iki süreden hangisi daha erken doluyorsa, o sürede dava açılabilir.
10. Tahliye davası masraflarını kim öder?
Tahliye davası masrafları başlangıçta davacı (kiraya veren) tarafından karşılanır. Ancak dava sonunda haksız çıkan taraf, tüm yargılama giderlerini ve karşı taraf avukatlık ücretini ödemekle yükümlüdür. Yani tahliye davası kabul edilirse, yargılama masrafları ve vekalet ücreti kiracıdan tahsil edilir. Ayrıca arabuluculuk süreci masrafları da dava masraflarına dahildir.
Sonuç
Kiracı tahliye davası, hem kiraya veren hem de kiracı açısından hukuki, mali ve sosyal sonuçları olan ciddi bir süreçtir. Türk Borçlar Kanunu, kiracıyı koruma ilkesi gereğince tahliye sebeplerini sınırlı sayıda belirlemiş ve her bir sebep için farklı prosedürler öngörmüştür. İhtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, kira bedelinin ödenmemesi ve 10 yıllık uzama süresi gibi farklı tahliye sebeplerinin her biri ayrı koşullara ve sürelere tabidir.
2023 yılından itibaren yürürlüğe giren zorunlu arabuluculuk uygulaması, tahliye davası sürecine yeni bir aşama eklemiştir. Dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunluluğu, tarafları sulh olmaya teşvik etmekte ancak sürecin toplam süresini uzatabilmektedir.
İcra yoluyla tahliye, özellikle kira borcundan dolayı ve tahliye taahhüdüne dayalı olarak daha hızlı sonuç alınabilecek bir yol olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu yolda da usul kurallarına tam uyum sağlanması, tebligat hükümlerine dikkat edilmesi ve yasal sürelerin kaçırılmaması kritik önem taşımaktadır.
Tahliye davası sürecinde haklarınızı en etkin şekilde kullanabilmeniz için uzman bir gayrimenkul hukuku avukatından destek almanız büyük fayda sağlayacaktır. Gerek kiraya veren gerekse kiracı açısından profesyonel hukuki danışmanlık, hak kayıplarının önlenmesi ve sürecin doğru yönetilmesi bakımından vazgeçilmezdir. Susal Hukuk Bürosu olarak tahliye davası ve kira uyuşmazlıkları konusunda deneyimli avukat kadromuz ile sürecin her aşamasında yanınızdayız.
Profesyonel Destek: Tahliye davası sürecinizle ilgili sorularınız için Susal Hukuk Bürosu'na başvurabilirsiniz. Gayrimenkul hukuku alanında uzman avukatlarımız, durumunuza en uygun hukuki stratejiyi belirleyerek sürecin her aşamasında size rehberlik edecektir.